VAKIF HASTANESİ'NİN DOĞUŞU
Yarışma Üçüncüsü

Gülsüm ÖZDEMİR
ESKİŞEHİR


Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için kişilerin istekleriyle bağışladıkları para veya mülklere vakıf denir. Vakıflar; insanlar arasındaki sosyal hayatta dayanışmanın sağlanması, acı ve mutlu günleri paylaşma, sevgi ve saygının toplumda oluşturulmasını sağlama görevini üstlenir.

Tarihte, Hititler ve Uygurlar vakıf kurarken İslam ile tanışmanın ardından insanlık; her dinde bulunan ve insanlardan istenilen yardımlaşma olgusundan hareket etmişlerdir. Bunun ilk örneklerinden birisi de Arabistan'da Hz. İbrahim'in kurmuş olduğu ve günümüzde Hallurrahman Evkafı denilen vakıftır ve hala hizmet vermektedir. Tüm İslam ülkelerinde giderek yaygınlaşan vakıf olgusu özellikle Osmanlı Devleti'nde toplum hayatında zirveye ulaşmıştır.

Öyle ki; sahipsiz kuşları beslemek ve korumak için açılan vakıflar bile vardır. Sağlık konusunda ise vakıflar daha fazla duyarlılık göstermiştir. Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Hürrem Sultan tarafından, 1550'de Mimar Sinan'a yaptırılan Haseki Darüşşifası'nın yönetmeliği şöyleydi: "Doktorların her biri temiz kalpli, iyi ahlaklı, güzel huylu, endişeden uzak, iyi iş yapar, ince kalpli, uysal, akraba ve yabancılar hakkında hayır diler, nasihati, tatlı dili, hoş sözü, güler yüzü, makbul huylu olmalıdır." 1451'de Edirne ve 1514'de Karacaahmed(İstanbul)'te kurulan cüzam hastaneleri de tıp literatüründe ünlüdür. Zira 19. asırdan önce cüzzamlılar, Avrupa'da hastaneye alınmayıp kaderlerine terk edilmekteydi. Oysa; Osmanlı İmparatorluğu'nda hastaneler yalnız Müslüman halk için değil, 'Hepsi eşittir.' ilkesiyle tüm insanlara açıktı. 1396'da Shiltberger, Bursa'da her dinden hasta kabul eden 8 hastane bulunduğunu yazmaktadır. Bir asır sonra ise Cantocasini, Sultanmehmed(Fatih) Hastanesi'ni anlatırken Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi hasta kabul eden hastalarına çok büyük ihtimamla bakan, fevkalade büyük geliri olan bir müessese olduğunu söyler.

Atatürk, TBMM'nin 1 Mart 1922'deki açılış nutkunda ise Cumhuriyet döneminde vakıflara verilecek önemi anlatır.

'Vakıf kavramından uzaklaşılan günümüzde; toplumsal dayanışma ve sosyal yardımlaşmayı sağlama özelliğine sahip bir vakıf kuracak olsaydım; kuracağım vakıf, engelli vatandaşlara hizmet verecek bir vakıf hastanesi olurdu. Bu hastanenin asıl amacı; şimdilerde engelliler adına yapılan uygulamaların yetersiz olduğu ülkemizde sadece bu durumdaki insanları düşünüp onların hizmetine sunulabilecek bir hastane yaptırmak olurdu. Bu hastane öyle bir hastane olurdu ki, her engel için ayrı düzenlenmiş bina yapısıyla hastaların hastalıklarına göre hizmeti hızlandırıcı bir unsur olarak karşımıza çıkmış olurdu. Binanın içine ise; diğer hastanelerdeki gibi motorlu taşıt alınmaz hastaların daha iyi kullanabileceği bir hastane yapısı mümkün olurdu. Taşıtlar hastane dışında ayrı hazırlanmış otoparklarda bulunurdu. Otoparklarda görevliler bulunur, engel dâhilinde hastaneye hasta ulaşımını kolaylaştıracak hizmetleri yaparlardı. Ayrıca, hastaneye ulaşım için hasta servis aracı uygulaması bulunur; hasta vatandaşlar dolmuş veya otobüs bekler gibi şehrin çeşitli yerlerinde bulunan duraklarda bekleyerek, hastane servisiyle ulaşım olanağına da kavuşmuş olurlardı. Hastanenin; gerek görünümü, gerekse çevre düzenlemesi sade ve bir o kadar işlevsel bir yapısı bulunurdu. Yapılan bu uygulamalar engelli vatandaşları toplumun dışında bir yerde tutup onları görmezden gelmek için yapılan bir uygulama olmaktan ziyade, onlara daha iyi hizmet edilebilecek sağlık hizmeti oluşturmak adına yapılmış bir uygulama olacaktı. Çünkü bana göre; engelli vatandaşlarla diğer hastaların aynı hastanede tedavi olması hizmet aksamalarına neden olmaktadır.

Hastanede bulunan personel, başvuranların ruhsal yapısını da anlayabilecek özel eğitim görmüş kişiler olup; hastalan bir hastaneye değil, sanki bir otele gelmiş rahatlığında ağırlayan

kişiler olacaklardı. Hastane temizlik hizmetinde kadrolu elemanların dışında gönüllü personel uygulamasını yürütecekti. Genel itibariyle gönüllülük esas alınıp, kadrolu elemanlar en aza indirgenecekti. Gönüllük esasına göre yapılan hizmetler, sistemli bir şekilde yürütüleceği için sorunların önüne geçilecekti.

Hastane içinde merdivenlerde, parkurlu sistem uygulanırken, engelli asansör sistem ağı yaygın olacaktı. Bekleme salonları da böyle bir özenle hazırlanacaktı. Katlar geçiş kolaylığı sağlanmış ferah mekânlar olacaktı. Hastane içinde tiyatro sahnesi ve sinema salonları olacak; Bu mekânlar hastane içinde bulunan hastalara psikolojik yardımın bir parçası olacaktı; hatta hastalardan bile sahnede rol alanlar olacak, bu oyunlardan elde edilen gelirler hastane masrafları için bir katkı oluşturacaktı. Hastane; bütçesi için gönüllü olarak bağışlan ve devlettin vakıflar için ayırmış olan bütçeyi kullanacaktı.

İşleyiş ve görünüm olarak hastane genel itibariyle bir hastaneden ziyade sağlık merkezli bir kültür, sanat ve psikolojik destek veren bir kurum görünümünde olacak; engellilerin günlük yaşama daha etkin katılımlarını sağlayacaktı. Buradan bakılınca, engelliler sosyal olmayan bireyler olarak görülebilir mi? Bu soruya, hem 'evet' hem 'hayır' diyebiliriz. Çünkü bildiğim, tanıdığım birçok engelli birey; gidecekleri mekânlara önce ulaşım ve girecekleri kalabalık ortamlarda oluşacak sorunları düşünüp; ona göre karar vermekte ve sosyal hayatlarını buna göre planlamaktadırlar. Bunun içindir ki; engelliler, engelleri aşarak sosyalleşmek isteyen, ancak engellerle karşılaşmaya devam eden bireylerdir.

Aslına bakılırsa, ortaya koymaya çalıştığım proje; bir yerden sadece engellilere hizmet sunması nedeniyle onları sosyal hayattan dışlar gözükse de, kısa sürelerde hizmet alıp, toplum içine ve günlük yaşamlarına hemen dönmelerini sağlayacaktır.

Ve yukarıda 'olacaktı, yapılacaktı, olurdu, bulunurdu' gibi sözlerimin altında yatan nedende, sadece bir proje olmasından kaynaklanıyor. Yukarıda işleyişini ve beklentilerimi yazdığım hastanenin bir adı yok mu diyenlere, Aslına bakılırsa adı çoktan belli!' Engelli olmak bir talihse, kimine göre de kötü bir talihse; bu talihsizliği ortadan kaldıracak bir isim "Vakıf Hastanesi" olacaktı.

 

 

 

 

VakıfBank Burası Sizin Yeriniz
VakıfBank Burası Sizin Yeriniz